09 Şubat 2026 - Pazartesi
Hayata Karşı Tek Hazırlığımız: “Benim Başıma Gelmez”
Hayatla aramızdaki en büyük anlaşma bu cümle galiba: “Benim başıma gelmez.” Bir tür görünmez zırh gibi kuşanıyoruz onu.
Yazar - Hande Nazan Acar
Okuma Süresi: 2 dk.

Hande Nazan Acar
-
Kırılmayacağımıza, dağılmayacağımıza, yarım kalmayacağımıza inanıyoruz. Çünkü aksiyle yüzleşmek cesaret ister.
Hastalık başkasının, yalnızlık bir başkasının, iflas, terk edilmek, kaybetmek hep başkalarının hikâyesi… Biz izleriz, üzülürüz, bir süre konuşur sonra yolumuza devam ederiz. Ta ki bir sabah aynaya bakıp o “başkası”nın biz olduğumuzu anlayana kadar.
İnsan en çok hazır sandığı yerden yakalanıyor hayata. Çünkü hazırlanmak yerine inkâr etmeyi seçiyoruz. Önlem almak yerine küçümsüyoruz. Empati kurmak yerine mesafe koyuyoruz. “Güçlüyüm” diyoruz, ama kırılganlığımızla yüzleşmeye cesaret edemiyoruz.
Oysa hayat uyarı yapmaz. Kapıyı çalmaz. “Müsait misin?” diye sormaz. Bir anda girer içeri, düzeni dağıtır, planları bozar. Ve o an anlarız: Asıl hazırlıksızlığımız bilgi eksikliği değil, kabullenme eksikliğidir.
Belki de hayata karşı gerçek hazırlık, “benim başıma gelmez” demekten vazgeçmektir. Her şeyin mümkün olduğunu bilmek, başkasının acısına yukarıdan bakmamak, yarın için kibir değil anlayış biriktirmektir.
Çünkü hayat kimseyi özel olarak seçmez.
Sadece sırası geleni bulur.
Sanki bize hiç olmayacakmış gibi...
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları
