01 Şubat 2026 - Pazar

Ekranın Ahlakı, Toplumun Çöküşü

Artık kimse kusura bakmasın ama ortada bir gerçek var

Yazar - Hande Nazan Acar
Okuma Süresi: 3 dk.
Hande Nazan Acar

Hande Nazan Acar

-
Google News
Sosyal medya toplumu dönüştürmedi, yozlaştırdı. Ve bunu alkışlarla, filtrelerle, beğenilerle yaptı. Bir zamanlar ayıp denilen şeyler vardı. Şimdi “keşfet”te. Bir zamanlar utanılan davranışlar vardı. Şimdi “trend”. Bir zamanlar özel olan hayatlar vardı. Şimdi herkese açık, üstelik sponsorlu. Sosyal medya bize özgürlük vaadiyle geldi ama sonuç sınırsız bir teşhir oldu. İnsanlar artık ne yaşadığını değil, nasıl göründüğünü önemsiyor. Ahlak yerini algoritmaya bıraktı. Vicdan, beğeni sayısıyla ölçülür oldu. En tehlikelisi de şu: Toplum bu çöküşü izlemekle kalmıyor, bizzat üretiyor. İnsanlar düşünmeden konuşuyor, sorgulamadan paylaşıyor, utanmadan sergiliyor. Çünkü ödül büyük: Görünürlük. Ne söylediğinin, neyi temsil ettiğinin, kime zarar verdiğinin hiçbir önemi yok. Yeter ki izlensin. Yeter ki konuşulsun. Yeter ki “etkileşim” olsun. Değerler mi? Onlar çoktan “eski kafa” diye etiketlendi. Sabır zayıflık, edep geri kalmışlık, sadelik sıkıcılık oldu. Gösteriş cesaret sayıldı. Saygı, susmakla değil bağırmakla ölçülür oldu. İnsanlar artık haklı olmak istemiyor, haklı görünmek istiyor. Ve çocuklar… Asıl felaket burada başlıyor. Çocuklar; mahremiyetin olmadığı, saygının alaya alındığı, değerlerin “linç”le terbiye edildiği bir dünyaya doğuyor. Onlara rol model olanlar öğretmenler değil, influencer’lar. Bilgi değil görüntü, emek değil şöhret öğretiliyor. Sonra soruyoruz: “Bu gençler neden böyle?” Çünkü biz onlara böyle bir dünya bıraktık. Sosyal medya bir araçtı, biz onu amaç yaptık. Hayat yaşanacak bir şey olmaktan çıktı, paylaşılacak bir şeye dönüştü. İnsanlar mutlu olmak için değil, mutlu görünmek için yaşıyor. Ve bu yalan, toplumun tamamına bulaştı. Ama hâlâ şunu kabul etmiyoruz: Sorun uygulamalarda değil. Sorun bizde. Filtreyi indirmeye cesaret edemeyen biziz. Sınır koymayan biziz. “Bu doğru mu?” demeden paylaşan biziz. Ve sonra ahlaktan, değerlerden, toplumdan söz ediyoruz. Ahlak konuşarak korunmaz. Ahlak; paylaşmadığında, susabildiğinde, herkes yapıyor diye yapmadığında yaşar. Bugün hâlâ rahatsız olanlar varsa, bu çöküşü normal bulmayanlar varsa, işte umut oradadır. Çünkü her şey kirlenmiş olabilir ama vicdan kirlenmeye direnendir. Sosyal medya geçer. Trendler biter. Ama kaybolan değerler geri gelmez. Ve bir gün, ekranlar kapanınca elimizde kalan tek şey nasıl bir toplum olduğumuz olacak. Gerçekten toplum gençler eşler kişiler insanlık nereye gidiyor...?
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.