Sizce Bu Seçim Bizlere Ne Hatırlatmalı?

Bazı durumlar vardır, insanların gözünden kaçırdığı ama birebir yaşanmış olduklarından dolayı da tekrarını yaşanana kadar da, hemen hemen hiç hatırlarına getiremediği…

Yayın: 23 Mart 2023 - Perşembe - Güncelleme: 23.03.2023 15:13:00
Editör -
Okuma Süresi: 5 dk.
Google News

Bazı durumlar vardır, insanların gözünden kaçırdığı ama birebir yaşanmış olduklarından dolayı da tekrarını yaşanana kadar da, hemen hemen hiç hatırlarına getiremediği…

Bazı alışkanlıklar vardır ve onların eksikliklerini hissedene kadar da varlıklarının farkına varamadığımız…

İnsanoğludur bu, birilerine ihtiyaç duyacak elbet. Lazım olacak komşunun külü bir gün hepimize. Ama o zaman komşumuzu bulabilecek miyiz işte orası çok ama çok önemli bir durum olarak karşımıza çıkacaktır.

Bu seçimler işte bizlere bu aramızda yaşayan ve göz aşinalığı yüzünden hiçbir zaman için varlıklarının farkına varamadığımız bizim içimizdeki bizleri hatırlamamıza yarayacak.

Ve mümkün ise yaramalı

Seçim zamanlarında yaşarız bu durumu genellikle. Birileri etrafına toplamış olduğu üç-beş zevat ile halkın arasına girer, birkaç filintalı laf eder, araya bir de vurgu katarak ateş eder ve içerisinde bulunduğu toplumun ayarlarını bozarak, ortada olan sandıktan adını alarak Ankara’ya gerisin geri döner. Bizlerde bu afili lafların sahibini bir daha ki seçimlere kadar ne yüzünü görürünüz ne de sesini duyarınız. Sonrasında da kar bile yağsa “sahapsız memleket” der, dururuz.  Neden demeyelim ki; her hangi bir şeye ihtiyacımız olsa, bir şeye sıkışsak veya halletmemiz gerekecek bir işimiz olsa ya kalkıp Ankara’ya yola düşeceğiz ya da boyun büküp bekleyeceğiz.

Hep öyle olmadı mı?

Parası olana, Ankara yolu zaten bildiğimiz suyolu.

Ama ya parası olmayanımız?

Bir daha ki seçimlere kadar işin yok ise bekle bir yalan üzerine hayal kurmak için… Ve ne yazıktır ki bu husus, bizim memleket gibi üçüncü veya dördüncü dünya şehirleri için tek geçerli durumdur. Yüz yıllardır değişmedi.

Değiştirilmedi.

Değiştirilmesi için de uğraşılmadı.

O yüzdendir ki Ankara’dan birileri hep geldi, üç-beş afili laf ile vekâlet mührünü hep aldı ve gitti.

Ve biz hep bir daha ki seçimleri bekleyerek yeni bir yalana hasret yaşadık.

Sahipsiz memleketin, kendine vekil dağıtanları olarak. Sahipsizliğimizin zenginliği içerisinde hem de.

Yanı başımızda olan değerlerin hiç ama hiç farkına varamadık. Görmedik bizden olanları. Bizimle birlikte, bu şehrin ayazını yaşayıp zemheri gecelerinde burnu akanlarımızı. Yanı başımızda iken tabutumuzun altına girenleri hep hayal olarak hatırlarız ama hiç tanımadığımız birisinin peşine elde bayrak; saatlerce yol yürüyerek, bekleyerek davul zurna ile şehir girişlerinde alkış tutarak karşılarız. 

Her gün karşılaşıp selam verdiğimiz ve bizden bizim içimizden olan bir sürü değerimiz, gencimiz ve yetişmiş insanımız varken hep Ankara’dan gelip bize masal anlatacaklara hasret yaşamışız. Tabutumuzun altına girenleri görmeden, hastalandığımızda yanı başımızda bulunanları fark etmeden, her hangi bir şeye ihtiyacımız olduğunda çekinmeden el uzattığımız bizim içimizdeki bizden olanları görmeden, hep dışarıdan gelip bizden vekâlet alıp ortadan kaybolanlara gönül vermişiz.

Bu seçim bize, bizimle beraber bizden olanları hatırlatsın artık. Bu seçim bize bizim içimizdeki değerleri, bizim içimizdeki farkına varamadığımız kendi insanlarımızı hatırlatsın. Bir şeye ihtiyacımız olduğunda evini bildiğimiz, kapını çalabileceğimiz ve hatta akrabalarından birisiyle haber gönderebileceğimiz bizim insanımızı hatırlatsın.

Bu seçim bize; bizimle beraber bu şehrin kışın buzunu, yazın tozunu yaşayanları hatırlatsın. Kibir deryasında boğulup yanına dahi yaklaşamadığımız olanları değil.

Bu seçim bize içimizdeki Ali’leri, Hasan’ları hatırlatsın.

Ayşe’leri, Fatma’ları…

Bizim gibi düşünüp, bizim derdimizi bizimle yaşayıp dermanını arayanları hatırlatsın.

Yanı başımızda dükkânı olan, sokakta karşılaştığımız ve aynı saflarda namaz kıldığımız bizden birilerini hatırlatsın. Seçimden seçime kuyruklu yıldız misali uğrayıp ışık saçıp gidenlerimizi değil, uydumuz olan ay gibi bizim gökyüzümüzde asılı olup, kalanlarımızı hatırlatsın. Elimizi uzattığımızda, elimize elini verenlerimizi hatırlatsın.

Burada mezarı olanlarımızı hatırlatsın, bırakıp gidemeyecek olanlarımızı ve gitse dahi uzaklaşamayacak olanlarımızı hatırlatsın. Gözü ile gönlü ile yüreği ile burada olanlarımızı hatırlatsın.

Kim mi?

Ahmet Gölleroğlu’nu hatırlatsın.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
pub-1785681847249596 2497439732