Millet var, milletin vekilleri var. Yani vekiller ve asiller! Sadece Erzurum Milletvekillerinin değil, bütün 81 il 973 ilçe Milletvekillerinin ve iktidar parti başkanlarının telefonları sürekli aranır. Milletimiz telefonlarla, vekillerin yakınları ile veyahut bizatihi iktidarda bulunan siyasilerin yanlarına giderek, olmayan işlerinin yapılmasını isterler. Arzu edilenler bellidir. Vatandaşlar hayatlarını idame ettirebilmek için iş aramak zorunda bunu da yetkililerden talep ederler Vatandaşlarımız iş istemekte haklıdırlar aksi halde nasıl geçinecek, nasıl yuva kuracak, eğer evli iseler evlerine nasıl aş, ekmek götürecekler.


Cumhurbaşkanımızın etrafındaki kişiler yoğun işlerinden olsa gerektir ki vatandaşın geçim sıkıntısını Sayın Erdoğan’a bildirmiyorlar. Vatandaşlarımızın iş bulmak için, hayatlarını sürdürebilmek için iktidar partilerine mensup bürokrat ve milletvekillerini aramaları kendilerinden yardım talep etmeleri gereğine artık bir son vermek gerekiyor. Seçim zamanı oy istediği halkın geçim sıkıntısını bilmeyen iktidar partisi bürokrat ve siyasetçileri vatandaşların çektiği işsizlik ve geçim sıkıntısını kendiliklerinden, vatandaşlarımızın hiçbir talebine gerek duymadan çözüme kavuşturarak vatandaşın müreffeh birer hayat yaşamalarını sağlasınlar.
Vatandaşlarımızın işsizlikten ve yokluktan kurtulmaları için önce üretim imkânlarını değerlendirmek, üretmek ve üretileni paraya dönüştürerek vatandaşlara iş vermek, aş vermek, iş sahibi olmalarını sağlamak, iş sahibi olanlara da yeterli kazancı vererek üreticinin de zengin olmasını sağlamak yeterlidir.
Havası, doğası, yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle lebalep dolu bu ülkenin Vatandaşlarını müreffeh bir hayata kavuşturmak hiç de zor değildir. Kamulaştırma, kent meydanları, Beştepe tarzı daireler vs. gibi betona gömdüğünüz o kadar parayı, iş sahaları kurmaya gömseydiniz, Cumhuriyetin eseri olan fabrikaları, tesisleri özelleştireceğinize, geliştirseydiniz, saraylar yaptıracağınıza fabrikalar kursaydınız, bu ülkenin güzel insanı kapınızı aşındırmaz, ne işsiz, ne aşsız, ne maaşsız kalmazlardı!
Hakan Dikmen

