Bakan Gürlek’ten çakarlı araç soruşturmasıyla ilgili dikkat çeken sözler
- 28.08.2026 00:29 • Son Güncelleme: 28.08.2026 00:29
Soruşturma kapsamında, cemaat lideri olarak bilinen Alihan Kuriş’in kardeşi Hilmi Tuna Kiriş’in kaçırılmasında kullanıldığı değerlendirilen araçların izine ulaşıldı. Araçlardan birinin eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e tahsisli olduğunun ortaya çıkmasıyla konu kamuoyunun gündemine taşındı.
GÜRLEK: “SÖYLEDİKLERİ İLE DOSYADAKİLER ÖRTÜŞMÜYOR”
Adalet Bakanı Gürlek, araçların kullanımına ilişkin yürütülen incelemede HTS kayıtları başta olmak üzere çeşitli delillerin değerlendirildiğini belirtti.
Şahin’in aracı kiralama yoluyla başka bir kişiye verdiğini ve kendisinin yalnızca İstanbul’a geldiğinde kullandığını söylediğini aktaran Gürlek, soruşturma dosyasındaki verilerin ise farklı bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.
Gürlek, “İdris Naim Şahin bakanımızın bunu yapmaması lazımdı. Kiralama yoluyla verdiğini söylüyor. Ama bu araba uzun süredir kullanılıyor. HTS ile söyledikleri tutmuyor. Söyledikleri ile dosyadakiler uyuşmuyor.” dedi.
Bakan Gürlek ayrıca araçla ilgili resmi bir kiralama şirketi bulunmadığını, aracın Mehmet Özmen tarafından kullanıldığının tespit edildiğini öne sürdü. Soruşturma kapsamında iki başka aracın da benzer şekilde farklı kişilerin kullanımına verildiğini belirtti.
“KAÇIŞTA KULLANILDIĞI DEĞERLENDİRİLİYOR”
Gürlek’in açıklamalarına göre soruşturmanın önemli başlıklarından biri de söz konusu araçların olay sonrasında kaçış amacıyla kullanılıp kullanılmadığı.
Dosyadaki teknik kayıtların incelendiğini belirten Gürlek, araçların kimler tarafından, ne zaman ve hangi güzergâhlarda kullanıldığına ilişkin tespitlerin soruşturmanın seyri açısından önem taşıdığını kaydetti.
KURİŞ SORUŞTURMASINDA ÜÇÜNCÜ DALGA
Adalet Bakanı, kamuoyunda “Kuriş Suç Örgütü” soruşturması olarak gündeme gelen dosyada üçüncü operasyon dalgasının gerçekleştirildiğini de açıkladı.
Son operasyonda 15 şirkete kayyum atanırken, 4 dernek hakkında da kayyum kararı verildi. Gözaltına alınan şüphelilerin ise henüz hakim karşısına çıkarılmadığı, gözaltı sürecinin devam ettiği belirtildi.
“DİNİ BİR YAPILANMAYA OPERASYON DEĞİL”
Gürlek, soruşturmanın herhangi bir dini grubu hedef almadığını özellikle vurguladı.
Operasyonun dini bir yapılanmaya yönelik olmadığını savunan Gürlek, soruşturmanın suç örgütü iddiaları kapsamında yürütüldüğünü belirtti. Bakan, bazı kişilerin dini duyguları kullanarak vatandaşları mağdur ettiği yönündeki iddiaların araştırıldığını söyledi.
Gürlek, “Bu tamamen bir suç örgütüne yönelik operasyondur. Bir dini yapılanmaya dair bir operasyon değildir. Din kisvesi altında vatandaşların dini duygularının kullanıldığı bir yapıdan söz ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
ALİHAN KURİŞ’İN LİDERLİĞE GELİŞİ DE DOSYADA
Soruşturmanın geçmişine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünün ardından Alihan Kuriş’in yapılanmanın başına geçişinin de soruşturma kapsamında ele alınan konular arasında olduğunu söyledi.
Bakan Gürlek, burada devlet aleyhine dolandırıcılık ve suç örgütü oluşturma iddialarının bulunduğunu belirterek soruşturmanın ilerleyen süreçte daha da genişleyebileceği mesajını verdi.
Ayrıca eski bakan Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili de soruşturma kapsamında şüpheli bir durum bulunduğunu ifade eden Gürlek, dosyanın farklı yönleriyle incelendiğini dile getirdi.
Yorumlar (0)