Atatürk’ün fikirlerinin oluştuğu, vatan ve bayrak bilincinin geliştiği okul

Günümüzde müze olarak hizmet veren 19. yüzyıl Osmanlı askeri mimarisinin tipik özelliklerini taşıyan Manastır Askeri İdadisi binasında oluşturulan Atatürk Anı Odası'nda Atamızın elleriyle yazdığı ders notları, büyütülüp çerçevelenmiş hüviyeti, kılıcı, Osmanlı tuğrası Çanakkale Savaşı’nın, Sakarya Meydan Muharebesi’nin ve Büyük Taarruz’un anlatıldığı tablolar gibi objeler, vitrin içinde Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen tarafından yapılarak hediye edilen Atamızın 17 yaşındaki askeri kıyafetli balmumu heykeli, askeri kıyafetleri, savaş çizimleri, çeşitli Atatürk tabloları ve tunçtan büstünün yanı sıra Atatürk’ün ilk aşkı Eleni Karinte’nin kendisine yazdığı mektup da sergileniyor..

Yaşam Yayın: 26 Nisan 2022 - Salı - Güncelleme: 26.04.2022 15:51:39
Editör -
Okuma Süresi: 22 dk.
Google News

Tarihimizde çok büyük bir öneme sahip okul;
Manastır Askeri İdadisi
Güneşin adı Mustafa Kemal
Ulu önderimiz Atatürk’ün yetişmesinde ve düşüncelerinin olgunlaşmasında önemli rol
oynayan 1896-1899 yılları arasında askeri eğitimini aldığı Makedonya’daki Manastır
Askerî İdadisi, tarihimizde oldukça büyük öneme sahip bir okul. Eğer Atatürk o okulda
eğitim almamış olsaydı, oradaki eğitimi sırasında Meşrutiyet yanlısı fikirleri olan İttihat ve
Terakki Cemiyeti’ne üye subaylar sayesinde devrimci kişiliği gelişmeseydi, belki de
sıradan bir subay olarak yaşamını sürdürecekti. Belki de biz emperyalist bir ülkenin
mandası olacaktık.

Bir 4 kişi, ayakta duran insanlar, açık hava ve anıt görseli olabilir
Çağdaş bir ‘ulus-devlet'e geçişin temellerini, hem savaşlar kazanarak, hem de reformlar
yoluyla atan Cumhuriyet’imizin kurucusu Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, bu
başarılarında etken olan okulu Manastır Askerî İdadisi’nin geçmişteki rolü, günümüzde
müze olarak hizmet veren tarihi binasında okuduğu sınıfın Atatürk Anı Odası’na
dönüştürülmesi ile Osmanlı dönemindeki adıyla Manastır şimdiki adıyla Bitola şehri
hakkında genel bilgileri içeren yazıda dünden bugüne tarihi bir yolculuğa çıkacaksınız..
İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimleri de bu okulda okumuş

Bir 5 kişi ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

Atamız, Selanik Askerî Rüştiyesi’ni başarılı bir şekilde bitirdikten sonra Manastır Askerî
İdadisi‘nin imtihanlarına girmiş ve başarılı olmuş. 1848 yılında Osmanlı Devleti zamanında
yapılan bu tarihi binada 1896-1899 yılları arasında 7348 öğrenci numarasıyla öğrenim
görmüş. İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden Resneli Niyazi Bey'de burada
okumuş. Manastır Askeri İdadisi, ayrıca Enver Paşa, Ali Fethi Okyar, Kazım Özalp, Kazım
Dirik, Ahmet İzzet Furgaç, Hafız Hakkı Paşa, Cafer Tayyar Eğilmez, Nuri Conker, Fuat
Bulca gibi II. Meşrutiyet ve devamında Cumhuriyet döneminin önde gelen askeri ve siyasi
kişiliklerinin yetişmesine katkı sağlamış. Okulun bulunduğu Manastır şehri ulu önderimiz
Mustafa Kemal Atatürk’ün öğrenim gördüğü yıllarda 3. Ordu’nun merkezi ve II.
Abdülhamit karşıtı, Meşrutiyet taraftarlarının yoğun olarak yaşadıkları bölgeymiş.
Atatürk’ün fikirlerinin oluştuğu, vatan ve bayrak bilincinin geliştiği okul
Ayrıca Mustafa Kemal’in Manastır Askerî İdadisi’ndeki bazı öğretmenleri de Meşrutiyet
yanlısı fikirlerden etkilenmiş İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye olan subaylarmış. Bu
durum ordu ve memleket meselelerinin Manastır İdadisi’nde konuşulmasına neden
oluyormuş. Genç Mustafa Kemal de bu sayede memleket meselelerini öğrenme imkânı
bulmuş. Mustafa Kemal, Tarih öğretmeni Topçu Kolağası Mehmet Tevfik (Bilge) Bey'in de
etkisiyle, Fransız İhtilali'nin temel ilkelerinden biri olan hürriyet kavramı ile de Manastır
Askeri İdadisi’nde tanışmış. Kolağası Mehmet Tevfik Bey’in Atatürk’ün derin tarih bilgisi
ve bilincinin oluşmasında önemli katkısı olmuş. Manastır Askeri İdadisi, arkadaşları ve
öğretmenleri sayesinde Atatürk’ün fikirlerinin oluştuğu, zihninin geliştiği, vatan
sevgisinin, bir vatan stratejisinin, bir vatan ve bayrak bilincinin geliştiği okul. Manastır,
bir ülkenin kaderinin değiştirilmesine katkısı olan bir şehir.
Mustafa Kemal: Bana ulusal benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı bulmuştum

Bir 3 kişi, açık hava ve yazı görseli olabilir

Manastır Askeri İdadisi’nde Mustafa Kemal’i en çok etkileyen arkadaşlarından biri olan
Ömer Naci, kendisine edebiyat ve şiir merakı aşılamış. Genç Mustafa Kemal’in dönemin
vatan ve hürriyet şairi Namık Kemal ve Türkçü şairi Mehmet Emin Yurdakul’un şiirleri ile
tanışmasında da etkili olmuş. ATATÜRK, yıllar sonra 14 Eylül 1931’de yaptığı bir
konuşmasında Mehmet Emin Yurdakul ile ilgili: “...Şair Mehmet Emin Yurdakul’un ilk kez
Manastır Askerî İdadîsinde öğrenciyken okuduğum ‘Ben bir Türk’üm, dinim, cinsim
uludur.’ dizeleriyle başlayan manzumesinde bana ulusal benliğimin gururunu tattıran ilk
anlatımı bulmuştum...” ifadelerini kullanmış. Mustafa Kemal hatıralarında şiirin kendisine
cazip göründüğünü ve arkadaşı Ömer Naci ile bu konuda birlikte çalıştıklarını yazar. Ve
şöyle devam eder: “Kitabet hocamız Alay Emini Mehmet Asım Efendi'’ bir gün beni
yanına çağırarak, “Bak oğlum Mustafa, şiiri filan bırak. Bu iş senin iyi asker olmana mani
olur. Diğer hocalarınla da konuştum. Onlar da benim gibi düşünüyorlar.” dedi. Eğer
Kitabet hocamız imdadıma yetişmeseydi, ben de şair olup çıkacaktım. Çünkü hevesim
vardı.” Bütün derslerden başarılı olan Mustafa Kemal'in şiirle uğraşmasının genel
başarısına engel olacağına inanan Kitabet öğretmeni, öğrencisine şiirle uğraşmamasını
öğütlemeseydi ve genç Mustafa Kemal de kendisine çok çekici gelen şiir merakına karşı
öğretmenini dinlemeseydi belki de ismi bir ülkenin kaderini değiştiren bir başkomutan
değil de vatan sevgisi şiirleri yazan bir şair olarak anılacaktı..
Günümüzde Manastır Milli Enstitü ve Müzesi olarak hizmet veriyor
Döneminde Manastır Askerî İdadisi olan ancak Balkan Savaşları sonucu Osmanlı
idaresinden çıktıktan sonra çeşitli restorasyonlar geçiren, ardından Türkiye
Cumhuriyeti’nin girişimleri ve Makedonya Cumhuriyeti’nin katkılarıyla müzeye
dönüştürülen bina günümüzde Manastır Milli Enstitü ve Müzesi olarak hizmet veriyor.
19. yüzyıl Osmanlı askeri mimarisinin tipik özelliklerini taşıyan binada müze üç bölümden
oluşuyor: Mustafa Kemal Atatürk Anı Odası, Arkeoloji Müzesi ve 19 - 20. yy Kent Evi
Odası. Bina girişindeki tabelada; "Çağdaş Türkiye'nin yaratıcısı ve ilk Cumhurbaşkanı
Mustafa Kemal Atatürk 1899 yılında Askerî İdadî'yi bu binada bitirdi" ibaresi yer alıyor.
Müzeye giriş fiyatı 100 Makedon Denarı (7 TL). Normalde basın mensupları dünyanın
hemen hemen her yerinde müzelere ücretsiz girerler. Ancak burada fark etmiyor. İki katlı
binanın merdivenle çıktığınız üst katının sol tarafında Atatürk Anı Odası, sağ tarafında ise
Arkeoloji Müzesi (ki bu bölümde fotoğraf çekmek isterseniz ekstradan 500 Denar, video
çekimi için ise 1.000 Denar daha ödemek durumundasınız) yer alıyor. Bizleri ilgilendiren
kesimde böyle bir uygulama yok.
Yabancı ziyaretçiler de Anı Defteri’ne Atamıza hayranlık ve övgü dolu sözler
yazmışlar
Atamızın öğrenim gördüğü sınıf, günümüzde ‘Mustafa Kemal Atatürk Anı Odası’ olarak
yeniden düzenlenmiş. Anı Odası ilk olarak 1994 yılında 40 metrekarelik bir alanda
Manastır’daki Türkler ve Makedonyalılar tarafından ortaklaşa kurulmuş. Bu alan daha
sonra 3 Ekim 1998'de 120 metrekareye çıkarılmış ve dönemin Makedonya
Cumhurbaşkanı Kiro Gligorov ile T.C. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından
açılmış. TİKA tarafından daha kapsamlı yapılan son düzenleme ise Başbakan Yardımcısı
Emrullah İşler tarafından Ocak 2014’de açılmış. Müzenin bu bölümüne girer girmez
Atatürk’ün tunçtan büstü ve altında da Türkçe ve Makedonca ‘Yurtta sulh cihanda sulh’
yazısı karşılıyor konukları. Sağ tarafa dönüldüğünde bu kez tunçtan okul üniformalı
heykeli var ve altında “Mustafa Kemal Manastır Askeri İdadi öğrencisi 1896-1899”
yazıyor. Bu heykel Genel Kurmay Başkanlığı tarafından yaptırılmış ve Atamızın
mezuniyetinin 112 yılında Atatürk Anı Odası'na hediye edilmiş. Beş adım sonrasında ise
bir büyük Atatürk büstü daha var. Adının soyadının doğum ve ölüm tarihlerinin yazılı
olduğu askeri kıyafetli tunçtan büstün bir tarafında Türk, diğer tarafında da Makedon
bayrağı bulunuyor. Bu bölümde Makedon bayrağının hemen ön tarafında da ziyaretçilerin
düşüncelerini yazdıkları bir anı defteri konulmuş. Birçok ziyaretçi anı defterine gözleri
dolarak Ataları’na olan duygularını, teşekkür ve minnetlerini yazıyor. Kimisi de dertleşiyor
atalarıyla bu sayfalarda. Biz de bu sayfalara düşüncelerimizi yazdık. Sonra başkaları neler
yazmış diye diğer sayfalara göz atınca, yabancı ziyaretçilerin de bu sayfalara atamıza
hayranlık ve övgü dolu sözler yazdıklarını gördük.

Güneşin Adı Mustafa Kemal
Bu odanın devamında 2005 yılında Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve
Atatürk’ün hayatını anlatan ‘Güneşin Adı: Mustafa Kemal’ isimli belgesel Türkçe, İngilizce ve
Makedonca izlenebiliyor. Yaklaşık 16 dakikalık bu belgesel gerek içeriği, gerek müzikleri,
gerekse anlatım şekliyle inanılmaz duygu yüklü bir video. Anı Odası’nın duvarlarında ve
vitrin bölmelerde ise Atatürk’ün çeşitli fotoğrafları, bazı kişisel eşyaları, veciz sözlerini
içeren bilgiler, Atatürk ile ilgili Türkçe ve diğer dillerde yayımlanmış kitap broşür ve
dergiler, Atamızın elleriyle yazdığı ders notları, kütüphane, büyütülüp çerçevelenmiş
hüviyeti, kılıcı, Osmanlı tuğrası tanıtıcı bilgiler, Çanakkale Savaşı’nın, Sakarya Meydan
Muharebesi’nin ve Büyük Taarruz’un anlatıldığı tablolar gibi objeler sergileniyor. İç içe yer
alan diğer odada ise vitrin içinde Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen
tarafından yapılarak hediye edilen Atamızın 17 yaşındaki askeri kıyafetli balmumu
heykeli, askeri kıyafetleri, savaş çizimleri, çeşitli Atatürk tabloları yer alıyor. Bu
tablolardan bir kısmı, aynı çerçevede yer alan üç fotoğrafın bakış açınıza göre değiştiği
(karşıdan, sağdan ve soldan) üç yönlü Atatürk tabloları. Kısacası anı odasında her şey
büyük bir itinayla hazırlanmış ve ortam tertemiz. Anı Odası’nı yılda yaklaşık 5 bin kişi
ziyaret ediyormuş.
Atatürk’ü ilk aşkı Eleni Karinte’nin kendisine yazdığı mektup da sergileniyor
Mustafa Kemal Atatürk Anı Odası’nda bir de Atatürk’ü ilk aşkı Eleni Karinte’nin kendisine
yazdığı mektup da sergileniyor. Eleni ve Atatürk, sadece Türk’lerin değil hemen hemen
tüm turistlerin ilgisini çeken, büyük bir aşk yaşamışlar. Ancak biri Müslüman diğeri
Hıristiyan oldukları ve sosyal bazı farklılıklar sebebiyle ailelerinin de karşı çıkmasıyla bir
araya gelememişler. Yarım kalan aşklarının hüzünlü hikayesi şöyle: 1896 yılında Harbiyeli
genç Mustafa Kemal, askeri lisede okumak için Selanik’ten Manastır’a geldiğinde
Manastır’lı güzel Eleni Karinte ile birbirlerine aşık olurlar. Henüz 15 yaşında olan genç
Mustafa Kemal, yatılı okuduğu okuldan dışarıya dolaşmaya çıktığında genellikle Şirok
Sokak’ta gezinirmiş. Bu gezmelerinden birinde zengin tüccar Eftim Karinte’nin evinin
balkonunda kızı güzel Eleni’yi fark eder. (Söz konusu ev bugün de sokağın köşesinde
Epinal Otel’in karşısında bulunuyor.) Eleni de kayıtsız kalmıyor, balkondan gizlice, mavi
gözlü, yakışıklı genç Mustafa’ya bakışlar atar, kendisini görmek için balkonda beklermiş.
Anlatılanlara göre aşkları Eleni ile göz göze gelmeleriyle başlamış. Aralarında güçlü bir
aşk doğmuş. Eleni Atatürk’le çıkabilmek için evin bodrumundan kaçıyormuş. Manastır’dan
birlikte kaçmak isterlerken ise Eleni’nin babasına yakalanmışlar. Babası Eleni’yi eve
kapatmış, ardından Florina’da ev alıp oraya yerleşmiş. Eleni’yi oraya zorla götürerek bir
adamla evlendirmek istemiş. Eleni’nin babası gibi Mustafa Kemal’in annesi de bu aşkı
onaylamamış ve iki aşık ne yazık ki hiç kavuşamamışlar..
Eleni: Kâğıttaki gözyaşlarımı göreceksin
Atatürk’e ilk aşkı Eleni Karinte’nin kendisine yazdığı mektupta şunlar yazıyor:
Kemal Atatürk’e.. Bir zamanlar bir yerde.. Çok seneler geçti, ben hâlâ her gün senden
haber bekliyorum. Herhangi bir zamanda mektubumu alırsan, beni hatırla. Kâğıttaki
gözyaşlarımı göreceksin. Yıllar geçiyor. Buralarda seninle ilgili çok şeyler konuşuluyor. Bir
şeyler oluyor. Bu satırları okurken başka kadını seviyorsan, mektubumu yırt ve ona sor:
‘Manastırlı Eleni Karinte adında birinin, bir günlük tanıdığı ve âşık olduğu adama bütün
ömrünü harcamış olduğuna inanıyor mu?’ Benim seni sevdiğim kadar, o kadını o kadar
çok seviyorsan, kendisine hiçbir şey söyleme. Senin kadar mutlu olmasını diliyorum.
Fakat balkondaki kızı hatırlıyorsan ve başkasını sevmiyorsan, seni beklediğimi ve ömrüm
boyunca bekleyeceğimi bilmeni istiyorum. Döneceğini, beni unutmayacağını biliyorum…
Babam vefat etti. Beni senden ayırdığından tam bir yıl geçti, beni eve kapattı ve bir ay
çıkmama izin vermedi. Ağlıyordum. Biliyordum, tüm kilitleri ve hapisleri boşunaydı. Beni
evlendirecek adamı sadece bir kez gördüm ve kendisi bana onu sevebileceğimi söyledi.
Ben kendisine, ‘Hayır, ben sadece ilk aşkımı seviyorum’ dedim. Bir daha da görmedim.
Babam beni hiçbir zaman affetmedi, ben de kendisini. Ölmeden birkaç gün önce yanına
çağırdığında, ‘Eleni, biliyorum yanlış yaptım, hiçbir zaman iyi bir baba olamadım’ dedi.
‘Affetmeni istemiyorum, sen de isteme benden, Allah ikimizi affetsin. Senin için en iyisini

isterken en kötüsünü yaptım’ dedi. Babam kötü bir adam değildi. O zamanlardaki gibi
artık genç ve güzel değilim. Bütün hayatım bir gün içinde. Ebediyen seni seven ve seni
bekleyen Eleni Karinte’n…”
Aşık olduğu adama bütün ömrünü adamış
Manastırlı Eleni Karinte, bir gün tanıdığı ve aşık olduğu adama bütün ömrünü adamış. Hiç
evlenmemiş, 80 yaşında Florina’da ölmüş. Aşkı Mustafa Kemal ise büyük zaferler kazanan
bir başkomutan ve sonrasında da modern Türkiye devletinin kurucusu ve ilk
Cumhurbaşkanı olur. Dolayısıyla Atatürk (Türklerin Atası) ismini alır. Latife Hanım’la
evlenir, ancak bu evlilik sadece iki yıl sürer... Atatürk ve ilk aşkı Karinte asla bir araya
gelmemişler..
Türk tarihine yön veren Makedon şehri Manastır / Bitola’nın tarihi geçmişi
Manastır biz Türkler için Selanik’ten sonra yurtdışındaki en önemli şehir. Osmanlı
döneminde Manastır adını taşıyan kent, daha sonra Bitola ismini almış. M.Ö. 4. yüzyılın
ortalarında Makedon kral II. Philip tarafından Heraclea Lyncestis adıyla kurulmuş ve
Osmanlı egemenliği sırasında Selanik ile birlikte Osmanlı Rumeli’sinin iki egemen şehri
olmuş. 1382 yılında I.Murad döneminde Kara Timur Paşa tarafından Türk topraklarına
katılan şehir, 1912 Balkan Harbi’nde Osmanlı’nın elinden çıkmış. Bu dönemde Balkanların
dağlık bölgelerine yapılan seferlerde, müstahkem bir üs olarak kullanılmış. Tanzimat
Fermanı'nın ilanından sonra, Makedonya'yı oluşturan üç vilayetten (Vilayet-i Selase) birisi
olan Manastır, aynı zamanda Üçüncü Ordu'nun da merkezi yapılmış. Üçüncü Ordu'nun
merkezinin Manastır'a alınmasıyla birlikte, şehre birçok okul ve üç büyük kışla inşa
edilmiş. O kışlalardan beyaz olanı 1895’ten itibaren atamızın öğrenim gördüğü Manastır
Askeri İdadisi olarak kullanılmaya başlamış. Evliya Çelebi seyahatnamesinde Manastır’dan
da bahsederek; o dönemde şehrin, 3.000 hane, 20 mahalle, 900 dükkân, 70 mescit ve
camiden oluşan, Rumeli vilayetinin ileri gelen şehirlerinden biri olduğunu yazar..
Manastır / Bitola hakkında..
Manastır, güneybatı Makedonya’nın, ekonomi, sanayi, yönetim, kültür, endüstri, ticaret
ve eğitim merkezi. Adriyatik Denizi’nin güneyini Ege Denizi ve Orta Avrupa’ya bağlayan
önemli bir bağlantı noktası. Makedonya’nın Üsküp’ten sonra en büyük ikinci şehri.
Türkiye’nin de fahri konsoloslukların aralarında olduğu 12 ülkenin elçiliklerinin bulunduğu
bir şehir olmasından dolayı lakabı “Diplomasi Şehri”. Ülke elektriğinin yüzde 80’nini Bitola
şehri üretiyor. Diğer yandan Bitola tam bir öğrenci kenti. Makedonya’nın 2. büyük
üniversitesi olan Manastır Üniversitesi Bitola’da yer alıyor. Burada yaklaşık iki bin Türk
yaşıyor. Halkı Türk konuklara karşı sempatik, oldukça güler yüzlü ve yardımsever. Olur
da gerekecek olursa; Bitola Türk Fahri Konsolosluğu: 00389 47 254 944, Fahri Konsolos
Dr.Ömer Süleyman.
Bedesten’de Osmanlı’dan kalma 86 adet dükkan bulunuyor
Şehrin tam 530 yıl Osmanlı’nın egemenliğinde kalmış olmasının etkileri çarşıda hemen
kendini gösteriyor. Bedesten’de Osmanlı’dan kalma 86 adet dükkan bulunuyor.
Dükkanların büyük çoğunluğu hala Osmanlı dönemi mimari özelliklerini koruyor, büyük
demir kepenkleri ve eski işlemeleri duruyor. Old Bazaar ise Osmanlı döneminde kurulan
ancak 18. yüzyılda pek çok kez büyük yangınlar görmüş bir çarşı. Bu nedenle 1950
yılında yeniden yapılmış. Eskiden Hamidiye Caddesi olarak adlandırılan şehrin en popüler
caddesi olan Shirok (Sirok) Sokak (geniş yol demekmiş) gençlerin ve turistlerin
vakitlerinin çoğunu geçirdiği, akşam ve gece saatlerinde iyice hareketlenen, güzel
hostel/otellerin yanı sıra restoran, kafe, bar ve mağazaların sıralandığı 18. - 19. yüzyıl
binalarıyla dolu araç trafiğine kapalı bir cadde. Oldukça hareketli, şehrin kalbinin attığı bir
sokak da diyebileceğimiz Sirok’da binaların çoğu barok tarzı mimarisi ve bakımlı
görüntüleriyle oldukça dikkat çekici. Ayrıca birçok tarihi eser de bu cadde üzerinde ve
yürüyüş mesafesinde yakınında. Şehri rahatlıkla yürüyerek gezebilir, kent meydanını ve
tarihi eserleri görebilirsiniz.
Manastır / Bitola Gezilip Görülecek Yerler:

Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri eğitimi aldığı Manastır Askeri İdadisi / Bitola Müzesi,
Sirok Sokak’ın bitiminde Manolya Meydanı’nda 30 metre yüksekliğinde olan ve ilk olarak
Osmanlı döneminde (1664) yapılan Saat Kulesi (ancak günümüzdeki hali 19. yüzyılda
tekrar yapılmış). Manolya Meydanı’nda sol tarafta Büyük İskender’in babası Philip II’nin at
üzerinde heykeli, biraz ilerisinde ise Bitola’nın yeniden doğuşunu ve dirilişini simgeleyen
Melek Kanatlı Erkek Heykeli azametli görünüşleriyle hayranlık uyandırıyor. Meydanın sağ
tarafında ise 1558 yılında Kadı Mahmud Efendi tarafından yaptırılan Yeni Camii, biraz
ilerisinde de İshak Çelebi İbni Asa tarafından 1508 yılında yaptırılan İsak Bey Camii,
bulunuyor. Balkanların en büyük kiliselerinden biri olan, 1830 yılı yapımı St. Dimitrie
Kilisesi, Manastır Bedesteni, Tarihi Postane, St.Bogorodica Kilisesi, Atatürk’ün ilk aşkı
Eleni Karinte’nin Evi ve şehir merkezine yaklaşık 3 km mesafedeki Heraklea Antik Kenti
şehrin görülmesi gereken en önemli yerleri. Bitola’da pek çok Türk mimari örneği de
mevcut. Bu saydıklarım heykeller ve tarihi yapıları görmek için çarşının sonuna kadar
gitmeniz yeterli, çünkü tüm yapılar birbirine çok yakın mesafede.
Son olarak..
Fiyatlara gelince gerek konaklama gerekse de yeme-içme oldukça ucuz. Balkan’ların
tamamında olduğu gibi, burada da en popüler yemek köfte. Yanında pide veya kızarmış
ekmek dilimleriyle servis ettikleri parmak köftelerden yemeden dönmeyin derim. Bir de
Balkanların tatlısı treliçeyi bir de burada yemenizi öneririm. Buraya vizesiz gelinebiliyor.
Ancak sadece uçakla. Eğer benim gibi aracınızla gelmek isterseniz buraya ulaşmadan
önce mecburen Shengen ülkelerinden geçeceğiniz için vize şart. Uçakla gelmek isteyenler
için ise Bitola’ya Türkiye’den direkt uçuş bulunmuyor. Üsküp’e uçup, hem birçok Osmanlı
eserinin de yer aldığı Balkanların en gözde tatil destinasyonlarından birini görmüş
olursunuz hem de kara yolu ile yaklaşık 3 saat süren yolculuk sonrası Bitola’yı
keşfetmeye başlayabilirsiniz. Ata yadigari Osmanlı eserlerinin de yer aldığı, çoğu yürüme
mesafesindeki tarihi eserleriyle, şirin mimari yapısıyla, uygun fiyatlı leziz tatlarıyla ben
Manastır şehrinden büyük keyif aldım. Özellikle Atamızın bir zamanlar öğrenim gördüğü,
koridorlarında gezdiği, sıralarında oturduğu Manastır Askeri İdadisi / Bitola Müzesi’nde
tıpkı Atamız gibi koridorlarını adımlamak, şimdi üzeri her ne kadar kırmızı halıyla
kaplansa da inip çıkmaktan ortası çökmüş, rengi solmuş o tarihi merdivenlerini inip
çıkmak, arkadaşlarıyla sohbet ettiği okulun bahçesinde gezmek apayrı duygu dolu bir
keyif. Ayrıca yurt dışında atalarımızdan kalan eserleri ve fahri konsolosluğumuzda da olsa
dalgalanan Türk bayrağımızı yani yurt dışında kendimizden bir şeyler görmek beni çok
mutlu eti. Bahar ayları Balkan ülkeleri için en uygun dönem. Ne çok kalabalık ne bunaltıcı
sıcak ne de aşırı soğuk var, daha rahat gezebiliyorsunuz.
Fulya OMAÇ / Manastır – Bitola / MAKEDONYA

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
pub-1785681847249596 2497439732