ANKARA'DA SESLER KERKÜK TÜRKMENLERİ İÇİN YÜKSELDİ
Ankara’da Irak Büyükelçiliği önünde Türkmeneli’ndeki şiddet olaylarına tepki göstermek için bir araya toplanarak bir basın açıklaması yaptılar

Bir süredir Kerkük’te sular durulmak bilmiyor.
Bölgenin huzur, güven ve sükûnetini bozan etken ya da görünürdeki unsurun Kürdistan Demokrat Partisi’nden alınarak, Operasyonlar Komutanlığı ana karargâh binası yapılan yapı olduğu söylenmekte.
Söz konusu binanın tekrar Mesud Barzani yönetimindeki Kürdistan Demokrat Partisine tahsis edileceği bilgisi Kerkük’te Türkmenlerin protestolarına neden oldu. Hatta protestonun ilk günlerinde Türkmenler ve Araplar Kerkük-Erbil yolunu trafiğe kapayarak tepkilerini gösterdiler. Bu tepkilerle birlikte sokaklarında zaman zaman tırmanan gerginlikle birlikte silahlı çatışmalarda çıkan Kerkük’te sular durulacak gibi de görünmüyor.
Yaşana olayların ardından olaylara sebebiyet verdiği düşünülen binanın KDP’ye teslim edilmesi konusu ertelense de kentte gerginlik devam ediyor. Bölge yetkililerinden gelen bilgilere göre; Güvenlik güçleri Kerkük Kalesi ve çevresinde aldıkları güvenlik önemlerini genişlettiklerini bildirdiler.
Bunun yanı sıra Kerkük’te yaşanan gerginlik sebebiyle Türkmen soydaşlara destek olmak ve durumu basın aracılığı ile kamuya duyurmak isteyen Müdafaa Hareketi cemiyeti ismindeki sivil toplum kuruluşu üyeleri, Ankara’da Irak Büyükelçiliği önünde Türkmeneli’ndeki şiddet olaylarına tepki göstermek için bir araya toplanarak bir basın açıklaması yaptılar. Okunan basın açıklamasının sonunda olaysız dağılan Müdafaa Hareketinin açıklaması şu şekilde;
"Değerli basın mensupları, sayın kamuoyu,
Bugün, burada Müdafaa Hareketi olarak toplanmış bulunmaktayız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni oluşturan aziz ve kahraman Türk milleti, devlet yönetme geleneğinde binlerce yıllık tecrübe ve deneyimle bu günlere ulaşmıştır. Bugün Kerkük’te olan olayların, Kerkük’ün sınırlarını aşan bir projeye hizmet ettiğini ve buna emperyalist güçler tarafından destek verildiğini, her ne kadar Türk milletinden gizlenmeye çalışılsa da buna izin vermeyeceğiz. Önce Barzani ile bölgeyi Kürtleştirmeye çalıştılar, şimdi ise Araplaştırma çabası içindeler. Şunu çok net ifade edebilirim ki; Kerkük’ü barut fıçısı haline getirenlerin ve Türkleri yok etmeye çalışan güruhu gizleyen medya ise Türk milletine karşı apaçık ihanet içerisindedir. Bu mezhepsel bir kavga değildir. Etnik bir saldırıdır. Türkmen kardeşlerimize karşı yürütülen aşağılık saldırıdır. Bölgeyi Araplaştırmak için atanan vali Rakan Said ElCuburi, bakınız çok kritik bir şey ifade edeceğim, bu isim Türk vatandaşlığı almış bir isimdir. Bu iş Kerkük il sınırlarını aşmıştır. Bugün Kerkük Türk milletinin müdafaa etmesi gereken bir cephe haline gelmiştir. Türk milleti son 10 yılda yoğun bir işgal altındadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti ne idüği belirsiz etki ajanlarıyla doldurulmakta ve Türkiye, Ortadoğululaşmaya zorlanmaktadır. Bu, Türkiye Cumhuriyeti devlet sınırlarının yeniden çizilmesi için yürütülen bir işgal projesidir. Vatandaşlık satışı gibi bir politika ancak işgali hızlandırır. Kerkük’ün Araplaştırılmasına hizmet eden vali Rakan Said ElCuburi’ye Türk vatandaşlığı verilmiş olmasını kabul etmiyoruz Son olarak; Kerkük Türk şehridir. Her ne kadar tapu dairesi talan edilmiş olsa da hafızalarımızda ve yüreğimizde, gerekirse kılıcımızın ucundadır. Ve Türkiye Cumhuriyeti devleti bölgedeki politikalarını gözden geçirmeli, gizli pazarlıklar ile KDP yetkililerine imtiyazlar verilmemelidir. Türk milletine ve kamuoyuna saygılarımızla"
Müdafaa Hareketi