Ağalar Ankara'dan Bakınca Bu Kadar Oluyor
Ankara'dan bakınca ülkenin her yerinde her şey dört dörtlük görünüyor herhalde. Halk arasında bir deyim var; Davulun sesi uzaktan hoş geliyor diye.

Ankara'dan bakınca ülkenin her yerinde her şey dört dörtlük görünüyor herhalde. Halk arasında bir deyim var; Davulun sesi uzaktan hoş geliyor diye.
Oysa ülkeyi yönetenlerin bir dakika bile Ankara'da durmayıp oturmayıp Milletvekillerinin seçilmiş olduğu bölgeleri adım adım gezmeleri gerekir. Hem de yerelin imkânlarıyla. Öyle gelip te üç beş zengin esnafı ziyaret edip dönmekle olmuyor ağalar
Dolmuşla yada yürüyerek; o yöre insanı nasıl gidip geliyorsa o araçlarla!
Ödedikleri dolmuş parasını masraf yazarak devletten almamak kaydıyla.
Kimseye haber vermeden, davul zurna ile karşılanmadan ve uğurlama yapılmadan.
Hatta bölge vekilleri farklı bölgelere giderek o yörenin sorunlarını yerinde görerek, dahası yaşayarak ve hissederek kayda geçirmeli.
Doğu Bölgesi vekilleri Güneydoğu'ya, Ege Bölgesi vekilleri Doğu Anadolu'ya giderek ülke gerçeklerini yerinde görmeliler.
Yoksa oturduğunuz yerden bakınca Erzurum yâda Edirne’nin sorunlarını göremezsiniz ve o koltukların o kadar özelliği yok göremiyorsunuz işte. Meclis’te sizin olduğunuz yerde her şey yolunda güllük gülistanlık.
Osmanlı zamanında yöneticilerin tebdil-i kıyafetle şehri gezdiği, ülkeyi dolaştığı bilinir. Herkes gibi sıradan birisinin yönettiği şehri ve ülkeyi gezerek her şeyi yerinde görmek ne kadar gerçekçi değil mi?
Ankara'dan bakınca her şeyi göremezsiniz.
Hazreti Ömer'in böyle tebdil-i kıyafet dolaşarak tespit ettiği sorunları anında çözdüğü bilinir. Hazreti Ömer'in sırtında bir çuval unu taşıyarak torunlarına tencerede taş kaynatan yaşlı bir kadına nasıl yardımcı olduğunu.
Bu gerçeği o koltuklardan bakarak göremezsiniz.
Ankara'da oturanlar hiç Anadolu'yu gezmiyorlar mı?
Gezmez olur mu? İlimize 2 Ağustos’ta Erzurum’a CHP’nin çıkarma yapacağını duyduktan sonra bakanların biri gidip biri geliyor ilimize. Ancak ilimizin gerçeklerini görmesinler diye elimizden geleni yapıyoruz biz de… Evet, görmesinler diye!
Sayın Cumhurbaşkanı ilimize gelecek diye bir hafta da Erzurum’un ana arterlerine bir kulaç yere asfalt döküp yol çizgilerini bile çizdik. O da çok mutlu olmuştur herhalde!
Gerçek Erzurum bu muydu? Görülmesi gereken, gösterilmesi gereken bu muydu?
Bırakalım ülkeyi yönetenler gerçekleri görsünler.
Gerçekleri görünce belki de gerçekçi kararlar verebilirler.
Ağalar Ankara'dan bakınca bu kadar oluyor
Ankara'dan bakanları bırakınız bir bakkala yada markete girip bir vatandaş gibi alış veriş etsinler. Bir akaryakıt istasyonundan benzin mazot alırken insanların neler dediklerini duysunlar. Bir fırından ekmek alsınlar.
Tarlada çalışan soğan, patates toplayan insanlarla sohbet etsinler.
Şu yaz döneminde tarlada çalışanların çayını içsinler. Otobüse binip seyahat etsinler ve yolda yolcularla, şoförle muhabbet etsinler.
Herhangi bir işletmeye müşteri gibi girerek işletmecilerin halini hatırını, piyasayı sorsunlar.
Şehir içi toplu taşıma araçlarına binsinler, esnaf lokantasında yemek yesinler, sanayide çalışanlarla sohbet etsinler. Bir çay ocağında çay içsinler.
Bu ve benzeri girişimlerden uzak, sadece Ankara'dan bakmakla bu ülkenin gerçeklerini göremezsiniz ağalar. Dolayısıyla sorunları görmeden bilmeden çare üretemezsiniz.
Halkımız sizi değil Cumhurbaşkanı’nı beğeniyor her seçimde de oylar bunu gösteriyor. Ankara'dan bakmanızın yeterli olduğunu savunamazsınız.
Ey Ağalar artık Ankara'dan bakmak yetmiyor. Bu güzelim Ülkemin insanları siz yönetimde olanları gerçek anlamda sahada görmek istiyor. Sessiz ve reklamsız resmi protokol, karşılama ve uğurlama olmadan. Bunu yapabilir misiniz?
Hakan Dikmen