SUBÜ REKTÖRÜ HAKKINDA FETÖ İLTİSAKI İDDİASIYLA SUÇ DUYURUSU

  • 29.06.2026
+ A -
Torpil Tartışmaları Büyüyor: Bu Üniversite Kamu Kurumu mu, Akraba Şirketi mi? Haber Derin Gazetesi olarak daha önce de Türkiye'deki birçok üniversitede liyakatin yerini torpilin aldığına, akademik kadroların kişiye özel ilanlarla şekillendirildiğine ve kamu vicdanını yaralayan uygulamalara dikkat çekmiştik.

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) hakkında yayımladığımız haberlerin ardından yeni ve dikkat çekici bir gelişme yaşandı.

Üniversitede görev yapan öğretim görevlisi Yusuf Kotan, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda Rektör Mehmet Sarıbıyık hakkında çeşitli iddialar dile getirdiğini açıklarken, bu kapsamda Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'na FETÖ iltisakı iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu. işte suç duyurusuna ait başvuru belgelerini siz değerli okurlarımız ile paylaşıyoruz.


Suç duyurusunda yer alan iddialar hakkında yargı makamlarınca verilmiş kesinleşmiş herhangi bir karar bulunmuyor. Sürecin adli makamlar tarafından yürütüleceği belirtiliyor.


TORPİL İDDİALARI GÜNDEMİ SARSIYOR

Ancak tartışmalar yalnızca suç duyurusuyla sınırlı değil.

Yusuf Kotan'ın kamuoyuyla paylaştığı iddialar, üniversite yönetiminde uzun süredir konuşulan akraba kayırmacılığı, liyakat ihlalleri ve kadro dağılımı tartışmalarını yeniden ülke gündemine taşıdı.

İddialara göre rektörün yakın çevresinden çok sayıda isim akademik ve idari kadrolarda, güvenlik birimlerinde ve çeşitli personel pozisyonlarında görev alıyor.

Bu tablo, "Kamu üniversitesi kamu yararı için mi yönetiliyor, yoksa belirli çevrelerin istihdam alanına mı dönüştürüldü?" sorusunu beraberinde getiriyor.

DÜŞÜK KPSS PUANIYLA ATAMA İDDİASI

Kamuoyunda en fazla tepki çeken iddialardan biri ise personel alımlarına ilişkin.

İddialarda, KPSS'de daha düşük puan aldığı belirtilen bir adayın göreve alındığı, buna karşın daha yüksek puanlı adayların çeşitli gerekçelerle elendiği öne sürülüyor.

Eğer bu iddialar doğruysa, mesele yalnızca bir personel alımı değil; milyonlarca gencin emek vererek girdiği kamu personeli sistemine duyulan güvenin sarsılması anlamına geliyor.

SESSİZLİK ŞÜPHELERİ ARTIRIYOR

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran iddialara rağmen üniversite yönetiminden şimdiye kadar bütün soruları ortadan kaldıracak kapsamlı ve ayrıntılı bir açıklama yapılmış değil.

Şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu yönetimi ilkeleri gereği, iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini savunan çevreler, yetkili kurumların konuyu tüm yönleriyle araştırmasını talep ediyor.

ÜNİVERSİTELER BİLİMİN Mİ, TORPİLİN Mİ MERKEZİ?

Türkiye'de son yıllarda çok sayıda üniversite; kişiye özel ilanlar, akraba atamaları, kadro mühendisliği ve liyakat tartışmalarıyla gündeme geldi.

Üniversiteler bilim üretmesi gereken kurumlar olmaktan uzaklaşıp, siyasi ve kişisel ilişkilerin belirleyici olduğu yapılar olarak anılmaya başladığında en büyük zararı gençler, akademi ve ülkenin geleceği görüyor.

SUBÜ'de gündeme gelen iddiaların doğru olup olmadığını yargı ve ilgili denetim kurumları ortaya çıkaracak.

Ancak kamu adına sorulması gereken soru bugün de aynı:

Devlet üniversiteleri gerçekten liyakat esasına göre mi yönetiliyor, yoksa kamu kaynakları belirli çevrelerin hizmetine mi sunuluyor?

Not: Haberde yer verilen FETÖ iltisakı ve torpil iddiaları, suç duyurusu ve kamuoyuna yansıyan açıklamalara dayanmaktadır. Söz konusu iddialar hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamaktadır. İlgili kişi ve kurumların açıklamalarına yer verilmesi, habercilik ilkeleri açısından önem taşımaktadır.

Özel Haber: Erdem Talaş 

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Gönder

Yorumlar (0)