GELECEK PARTİSİ KAĞITHANE İLÇESİ YÖNETİMİ OLARAK BASIN İLE KAHVALTI PROGRAMINDA BİR ARAYA GELDİ
Gelecek Partisi Kağıthane İlçe Başkanı yönetimi ile İlçe Binasında Basın İle Kahvaltı programın ’da bir araya geldi. İlçe Başkanı Burak Diyarbakırlıoğlu Kağıthane için düşünce ve projelerini anlattı. Projelerini ve düşüncelerini küçük bir kitapçık haline getirdiklerini ifade ederek, bu kitapçıkları siz değerli basın mensupları ile paylaştıktan sonra tüm Kâğıthane de vatandaşlara, dağıtacaklarını ifade etti.

İlçe Başkanı Diyarbakırlıoğlu; Zor günlerden geçiyoruz…
İzlenen yanlış politikalar sebebiyle yaşadığımız zorluklar katmerlenerek
artıyor.
Krizden çıkış için neredeyse her ay yeni bir ekonomi modeli belirleniyor, daha
önce kutsanan modeller bir hafta sonra ise çöpe atılıyor…
Bir gün dahi finans/maliye tecrübesi olmayan ve gözlerinden ışıklar saçan bir
ekonomi bakanına sahip olan hükümet, mevcut küresel güçleri ülkede
kalmaya veya kaçanları ülkeye gelmeye ikna etmek için her yolu deniyor.
Ancak esnafın pazarını her gün daraltıp, tedarik zincirini ele geçiren küresel
market ve diğer zincirlerin rekabet bozucu eylemlerine ise susuyor.
Yine küresel sermayeyi çekmek için her türlü şirinliği yapan hükümet, ülkede
doktorlara giderlerse gitsinler diyebiliyor. Giderek kendi ülkemizde
değersizleşiyoruz.
Hızla işçileşip; dışarıdaki sermayedara karşı her gün daha fazla ucuz işgücü
haline geliyoruz. Her gün alım gücü düşen vatandaş, ikinci sınıf insan
muamelesi görürken; tüketim gücü yüksek yabancı turist, yatırımcı, yazar,
şair, akademisyen, iş adamı, oligark; ayrıcalıklı bir zümre haline getiriliyor.
“Yıkımdan Çıkışın Yol Haritasını” ülke genelinde ilan eden Partimizin
çalışmaları devam ederken, biz de yerelde ekonomik ilişkileri güçlendirmenin
ve Kâğıthane’de ekonomik büyümenin modellerini oluşturuyoruz.
İşte elinizdeki bu broşür, Kâğıthane’nin yerel unsurlarının daha fazla
kazanacağı özgün bir ekonomik model üzerine hazırlığını yaptığımız
planlamanın ilk safhasıdır. Sizlerle birlikte daha fazla kazanabilmenin,
Kâğıthane’de ekonomik büyümenin nasıl gerçekleşebileceğinin özet
önerisidir.
Büyük krizler atlatmış bir milletin evlatları olarak, güçlü ve dirayetli
duruşumuza, planlı ve akıllı bir strateji ekleyerek krizden çıkacağımızdan
kuşkunuz olmasın!
Birlikte zenginleşeceğimiz, büyüyeceğimiz günler yakında…
Bu vesileyle öncelikle sağlık ve sıhhat temenni ediyor, işlerinizde ise hayırlı
ve bol kazançlar diliyorum.
GELECEK PARTİ KAĞITHANE İLÇE BAŞKANLIĞI PROJELERİNİN KONU BAŞLIKLARI İSE ŞÖYLE
1. KÂĞITHANE’DE ALIŞ-VERİŞ KÜLTÜRÜ’NE DAİR…
Dünyada küreselleşme trendi ile birlikte, uluslararası birçok marka başka ülkelerde
temsilcilikler açarak, mallarıyla birlikte alış-veriş kültürlerini de diğer ülkelere ihraç etti. Bir
dünya kenti olan İstanbul, uluslararası şirketlerin temsilciliklerinin en yoğun olduğu şehir
haline geldi.
Bu şirketler İstanbul’un tarihi semtlerinde yer edindiler ve yeni bir alış-veriş kültürünü de bu
semtlere yerleştirdiler. İstiklal caddesi kültürünü kaybedip, alış-veriş ve eğlence caddesi
halini alırken, İstanbul’un kendisine yüklediği tüm kültürel kimliği yok oldu. Son olarak
Beyoğlu’ndan Lebon pastanesi çekildi.
Kâğıthane bu küresel alış-veriş saldırısından kendisini şimdilik kismen korumuş görünüyor.
Büyük marka ve küresel firmaların Kâğıthane’de yer bulamaması halinde, yerel alış-veriş
kültürü pekâlâ gelişebilir. Tekstil üretiminin yoğun olduğu kentimizde, yerel markalar
üretilebilir. Eski alış-veriş alışkanlıklarımızı çağa uydurarak, Kâğıthane’de özgün ve kadim
olanı koruyup, aynı zamanda yerel bir ekonomik kalkınma sağlayabiliriz.
2. MARKETLER, STOKÇULUK VE KÂĞITHANE’DE ADİL REKABET
Ekonomide, kur dahil dalgalı seyir izlediği, anlık başarıların ve anlık başarısızlıkların,
ruh halimizde de benzeri etkiler yaptığı bir süreçteyiz. Özellikle perakende pazarının
büyük marketlere terk edildiği bir ekonomik sistemde, rekabetin kolay bozulabileceği
aslında daha önce anlaşılmıştı. Fakat acılarını yaşamamız için bir ekonomik kriz
gerekliymiş.
Büyük marketlerin esnafı ve özellikle bakkalları bir bir sildiği ve perakende pazarında
faaliyet yürüten birkaç marketin birlikte hareket ederek (tröstleşerek), fiyat kontrolü
sağladığı haberlere yansıdı. Rekabet kurulu bu hususla ilgili zincir marketlere ceza
yağdırdı.
Rekabet kurulu ve adliyeler, serbest piyasada rekabeti korumak üzere kurulmuş
olduklarından, bu mücadelede eski ve tecrübeliler. Ancak fiyat istikrarının ve serbest
rekabetin sağlanmasına yetmeyeceği anlaşılınca, bu sürece şimdi tüm devlet
teşekkülü de dahil oldu. Belediyeler fiyat kontrolleri yaparak bozulan fiyat istikrarını
tekrar tesis etme gayretindeler.
3.KAĞITHANE’NİN SEÇİLMİŞ AHİLERİ VE KADİM EKONOMİ MODELİMİZ
Ekonomik onca sıkıntıdan geçtiğimiz, adeta kıtlıkla sınandığımız, fakat aynı zamanda
müsriflik ve yanlış yatırımlarla katmerlenen zor günlerden çıkış için odalarımız çok
önemli rol oynayacaklar.
Geçmişte ahi teşkilatı olarak faaliyet yürüten, devlet kuran, zor günlerde devletin ve
milletin yanında olan, yerli ve kadim ekonomi modeli, ne yazık ki unutuldu. Yani
Esnafımız unutuldu.
Piyasanın başat aktörü haline gelen küresel sermayeli dev marketler, büyük mağazalar,
zincir hırdavatçılar ve her sektörde faaliyet yürüten zincire dönüşmüş işletmeler, mesle[1]kleri bir bir yok ederek, kendi insanımıza işçilik dışında başka bir alan bırakmıyor.
4. BELEDİYE, SİVİL TOPLUM KURUŞULARI, ODALARA ÖNERİLERİMİZ
1-Belediyenin 100 metre arayla, aynı unvanlı market zincirinden iki veya daha fazla
açmasına ve farklı unvanlı marketlere yan yana açmasına müsaade etmemesi.
Zincir marketlere ve diğer zincir şirketlere yeni ruhsatlar verilmemesi.
2-Pazar günleri çalışma izinlerine izin verilmeyerek sadece bakkal ve esnafa işyeri
açma izni vermesi,
3- Marketlerin kapanış saatinin daha erkene alınması,
4- Esnafın rekabet gücünü artırmak için, hemen kullanmak üzere üretilmiş ürünlerin
sadece esnafta bulundurulması. (Soğuk su ve diğer içecekler veya sıcak olarak
servis edilecek diğer ürünler gibi)
5- Büyük marketlerin toplu satışlara ağırlık vererek, perakende pazarında tek ürün
satışının esnafa bırakılması(altılı paketlerde satılan içeceklerin sadece esnaflarda
tek tek satılabilmesi gibi.)
6- Üretim sektörünü oluşturan, mobilya, vitray, tekstil, ferforje gibi sektörlere
verilecek sanatsal tasarım ve ar-ge desteğiyle, sektörlerde hızlı bir büyümenin
sağlanarak, istihdamın artmasına katkı sağlanması. Böylelikle Kâğıthane ekonomisi
ve kültürel yaşamı zenginleşebilir.
7- üretim sektörünü desteklemek için Kâğıthanelilerin açılacak atölyelerde
yetiştirilmesiyle, yerel unsurlar bu ekonomiden pay alacak hale getirilebilir.
8- Bizce en önemli husus ise; esnaf odaları, sürece etkin şekilde dahil edilerek,
gerekirse haksız rekabeti bozan büyük işletmelere karşı esnaflara ve odalara hukukî
destek ve her türlü imkân sağlanması...
9- Lale Devri’ne ev sahipliği yapan Kâğıthane'de, botanik biliminin zaten var olan
çiçek yetiştirme kültürüyle harmanlanması neticesinde, ev ekonomisi boyutunda bir
ekonomi sağlanabilir. Tarihimizde lale devrinde sadece çiçek yetiştiriciliğine bağlı
ihracat ve oluşan kültürel zenginliğin meydana getirdiği turizm ekonomisi sayesinde
bile, Osmanlı ekonomisi daralmaktan kurtulmuştu. Evlerimizde zaten yetiştirilen
çiçeklerin, çiçek çeşitliliğinin artırılarak çoğaltılması sayesinde, kültürel
zenginliğimizi, ekonomik zenginliğimizle birlikte tekrar kazanma hedefindeyiz. Buna
ilişkin atölyeler kurularak eğimli ve sertifikalı botanik uzmanlarının yetişmesini
sağlayacağız.
Not: Saydığımız önerilerin bazılarının gerçekleşmesi için mevzuat eksiklikleri olabilir
ancak yine de dile getirilmesi gerekiyordu.